Kategori Arşivi:Dini Hikayeler

Bir gün bir kervanın önünü eşkiyalar keser, herkesin malını alırlar. Kervandakiler param yok malım yok derler.Ama eşkiyalar inanmazlar ve hepsinde zorla alırlar.En son kervan da bir çocuğa gelirler; 

 

 Çocuk eşkiyanın söylemesine gerek kalmadan hemen. .

 

- 2 altınım var annem vermedi.

 

- Herkes şaşırmıştı.

 

- Bir çocuk parası için yalan söylememişti.

 

- Herkes utanmıştı.Eşkiyalar şaşırmıştı.

 

- Ve neden yalan söylemedin diye sordu eşkiya.
– Çocuk ise; 

 

-  Bir para için yalan söylenirmi?Eğer söylesek onun cezasına biz ahirete nasıl dayanırız.
– Eşkiya çocuğun 2 altınını verir .

 

Ve eşkiyaladığı bırakır müslaman olur.

İşte yalan söylememek lazım. Bir yalan söylendimi, mecburen devamını getirmek gerekir.Belki bir yalan ile cennetteki kevser suyunu içemeyiz.Çocuklar yalan atmayın.Çünkü her yalan bir  gün  muhakkak   öğrenilecektir.
ÖRNEK : Bir öğrenci aldığı notu 1 ise, ailesine 4 diyorsa ailesi onu veli toplantısın da öğrenir. İşte hiç bir yalan sozu kadar yalan kalmaz. Muhakkak o yalanın doğrusu öğrenilir… Asla  yalan  konuşmayalım..ALINTI..

Halinden cok fakir oldugu anlasilan bir adam, oltayla balik tutuyordu. O sirada oradan gecmekte olan ulkenin padisahi bu gariban adamla ilgilendi ve ona, “Oltana ben burada iken ilk takilan sey ne olursa sana onun agirliginca altin verecegim” dedi. Biraz sonra oltaya takila takila ortasi delik bir kemik takildi. Hukumdar balikciya, “Ne yapalim, oltana agir bir sey takilmadi” diyerek onu da alip saraya donduler.

Saraya varinca adamlarina, balikciya elindeki kemigin agirliginca altin vermelerini emretti. Kemigi terazinin kefesine koydular, obur kefesine de altin koymaya basladilar. Bes, on, yirmi, elli diyerek altinlari koydular ama kemik yerinden oynamiyordu. Gorunuste dort bes altini zor tartar gorundugu halde, tahminlerin on misli uzerinde altin koydular kemik bana misin demedi. Altini doldurmaya devam ettiler, terazinin kefesi doldu tasti ama kemik tarafi yerinden kimildamiyordu.

Bunda bir sir oldugunu anladilar. Âlim bir zat cagirip bu sirrin ne oldugunu sordular. O mubarek zat kemigi eline alip soyle bir baktiktan sonra su aciklamada bulundu: “Bu kemik acgozlu bir insanin goz cukurudur. Siz bunu tartmak icin butun hazineyi koysaniz yine tartamazsiniz, yerinden oynamaz. Cunku doymaz. Ama bir avuc toprak bunu doyurur.”

Nitekim bir avuc toprak alip terazinin kefesine koydu ve kemik yukari kalkiverdi.

Zeynep cok düşünceliydi,üzgündü,ne yapaçağını bilemiyordu.
7.ci sınıfta okuyordu.
Babasını iş kazasında kaybedeli 1 sene bitmişti.
Annesi ev işlerine giderek,ev ihtiyaçlarını karşılamak için ,çalışıyordu fakat cok yorgun ve hastaydı.
1 haftadır çalışamıyor ,evde yatıyordu.

Zeynep kardeşlerine bakıyor,bildiği yemekleri yapıyordu.Anneside yattığı yerden tarif ediyordu.

Doktora bile götürecek durumları yoktu.
3 kardeştiler,Ali 7 yaşında ilk okul 1 .sınıfa gidiyordu,Ayşe 6 yaşındaydı.
Evde ekmek alacak paraları bile kalmamıştı,ne yapabilirdi.
Fırına doğru yürüdü,fırıncı amcadan rica edecekti,kendisini tanıyordu,bir ekmek verir dedi.
Bir yandan dua ediyordu…Allah’ ım bana yardım et.
Fırına girdi bir ekmek istiyorum ama param yok dedi.
Fırındaki Mahmut amca gülümsedi,ne demek zeynep,hergün gel ekmeğini ben vereceğim dedi.
Çıkarken cebine birşey koydu,bunu annene ver dedi.
Çok sevinmişti.teşekkür ederek,sevinçle fırından cıktı.
Üzgün değildi artık.
Akşam olmuştu,yine eski günlere döndü.Babası ile yaptıkları sohbetleri hatırladı.
Babası her akşam anlatırdı,Rabbimizi tanımak lazım hadi cocuklar toplanın etrafıma derdi.
Ya Gani c.c :
Allah (c.c.), Ganiyy’ dir. Yani mutlak zengindir. Cenab-ı Hak, hadsiz varlık, tükenmez servet ve sonsuz hazineler sahibidir.
Babası Gani c.c isminin duasınıda ezberletmişti.Hep söylerdi.
Bediüzzaman’ ın bir niyazı şöyledir:
“Ya İlahena! Sensin Gani-i Mutlak! Çünkü biz fakiriz.
Fakrımızın eline, yetişmediği bir gına veriliyor. Demek Gani Sensin, veren Sensin.”
Rabbim cok zengin,herkesin ihtiyacını,veren dir. Derdi babası.
Bir akşam bakın cocuklar,dünyada en büyük canlı nedir diye sormuştu.
Hepsi farklı şeyler söylemişlerdi.
Babası bilemediniz dedi.
Click the image to open in full size.
En büyük canlı denizlerde yaşayan Balinadır dedi.
Click the image to open in full size.
Mavi balina boyu 30 metre yani 10 katlı binanın boyu kadardır.
Ağırlığı 170 ton dur ….kalbi bir araba kadar büyüktür.,dili 50 insan yanyana gelse ancak balinanın dili kadar olur.
Allah c.c Gani,Rezzak’ tır c.c
O bukadar büyük canlıyı gözle görülmeyen plakton denen küçük canlılarla besler.
Click the image to open in full size.
İnsan bundan örnek almalıdır.
Click the image to open in full size.
Ağzını açan balina ,tonlarca suyu yutar,bu arada ağzının yanında süzgeçleriyle plaktonları ve küçük balıklarıda yakalar,ne kadar söyleyeyimmi?
bir fil kadar cok yakalar,sonra yan süzgeçlerden suyu boşaltır.
O koca balinanın gözle görülmeyen ufak plakton denen canlılarla besleyen Ya Gani c.c ,hiç bir canlıyı aç,susuz bırakmaz.
Kur anda rızıkla ayetler söyle der.
Click the image to open in full size.
Yüce Allah, yarattığı her canlının rızkını vermeyi üzerine almıştır

Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, onun rızkı Allah’ a ait olmasın. Onların sığınaklarını ve yerlerini bilir. Hepsi apaçık kitaptadır. (En’ **-38)

Dilediğine hesapsız rızık verirsin. (Al-i İmran-27)

BAKIN MELEKLERİM…
Anne karnında acizliğinize rağmen sizi göbeğinizden kordonla besler.
Dünyaya gelince çocuk annesinin memesinden süt akar onla besler.
Büyünce dişleri ,yaratır,beslenmesine kolaylık sağlar.
Bütün canlıların beslenmesi için,yağmuru yağdıran,güneşin sıcaklığını ve ortamları sağlıyarak her ülkenin insanına uygun beslenmesi için çeşit çeşit bitkiler ve yiyecekler yaratan Allah ‘ tır.
(Allahü teâlânın rızık vermediği, bir canlı yoktur.) [Hûd 6]
Gani c.c hazineleri tükenmez.
Önemli olan helal yoldan kazanılan rızıktır.

Yatıp ,rızkı veren Rabbimse diye beklememek lazımdır,çalışıp helal yerden Rabbimim verdiği güçle rızkımızı kazanmak lazımdır.

Yetimlerin rızıklarıda umulmuyan yerden verilir.
(Birçok canlı, rızkını kendi elde edemez. Sizin de, onların da rızkını Allah verir.) [Ankebût 60]
Zeynep ağlıyordu,umulmadık yerlerden şefkatle rızıkları verilmişti.

Babasının sohbetlerini Rabbim hiç unutturmuyordu.

Bazı geceler kardeşlerine ,babasının anlattıklarını anlatıyordu.

Eve girdi,annesi ayaktaydı şaşırdı.
Anne iyileştinmi.
Evet kızım Rabbim şifa nasip etti,yalnız halsizim oda geçer inşaAllah.
Mahmut amcanın cebine koyduğuna eli gitti,para vermişti,annesine uzattı.
Annesi:Allah razı olsun dedi.
Zeynep:
Ellerini açıp dua etti.
Rabbim verdiğin bütün iyilikler için teşekkür ederim.
Annesi ..amin dedi.
yazan güller

İSLAMİ-NUR.COM sitesi,2013 yılı baslarında kurulmuştur. Menfi bir beklentimiz olmamasına rağmen, Dinimizle ilgili doğru bilinen yanlışları ve İslam Dini ışığında tüm bilgimizi sizlere aktarmayı görev edindik. Ayrıca sitemizde yer alan içerikler, Kaynak Belirtilerek Kopyalanabilir; Alıntı yapılabilir.